Ankara’da 10 Eylül 2024 tarihinde Çankaya ilçesinde bir şirket adresinde yapılan haciz işlemi sırasında avukat Özge Atasayar’ın yaralanmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianameye göre avukat Özge Atasayar, bir firmanın vekili olarak Ankara 7. Genel İcra Dairesi dosyası kapsamında haciz işlemleri için icra memuru ve polis eşliğinde şirkete gitti. Atasayar, şirket yetkilisi A.Y’nin haczedilen kıymetli evrakları almaya çalışırken kendisine saldırdığını ve sağ el orta parmağında kemik kırığı oluştuğunu ileri sürerek şikayetçi oldu.
Savcılık iddianamesinde müşteki avukat Özge Atasayar’ın, Ankara 7. Genel İcra Dairesi’nin dosyası kapsamında haciz işlemi yapmak üzere Çankaya’daki şirkete gittikleri kaydedildi. Haciz işlemi sırasında A.Y. ile diğer şirket yetkililerinin bulunduğunu, olay yerinde polis ekiplerinin de yer aldığını anlatan Atasayar, A.Y’nin kendisine yönelik tehdit içerikli ifadeler kullandığını belirtti.
Atasayar ifadesinde, A.Y’nin kendisine hitaben, “Bu zamana kadar hiçbir bayana el kaldırmadım, kaldırtmayın, kaldıracağım” dediğini belirterek, haciz edilen kıymetli evrakların elinde bulunduğu sırada A.Y’nin bu evrakları almak amacıyla üzerine yürüdüğünü iddia etti. Söz konusu ifadeler olay sırasında tutulan haciz tutanağı ile de kayda geçti.
İddianameye göre Atasayar, olay sırasında üniformalı polis memurunun araya girmeye çalıştığını, ancak bu sırada A.Y’nin evrakları almak amacıyla parmağını büktüğünü ve çevirdiğini ifade etti. Atasayar, sağ el orta parmağında kemik kırığı oluştuğunu belirterek, polis müdahale etmemiş olsaydı daha ağır yaralanabileceğini ifade etti.
“FİZİKSEL MÜDAHALEDE BULUNMADIM” SAVUNMASI
Avukatlık görevini yerine getirirken saldırıya uğradığını ifade eden Atasayar, şüphelinin tutuklu yargılanmasını ve alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasını talep etti. Şüpheli A.Y. ise savcılık ifadesinde suçlamaları kabul etmedi. Olay günü haciz işlemi için iş yerine gelen avukat Özge Atasayar’dan avukatını beklemesini rica ettiğini savunan A.Y’nin, buna rağmen işlemlerin aceleyle yürütüldüğünü ileri sürdü.
A.Y. savunmasında, müştekiye hitaben söylediği sözlerin tehdit amacı taşımadığını öne sürerek, “60 yaşında olduğumu, bu zamana değin kendi eşim ve kızım olmak üzere hiçbir kadına el kaldırmadığımı, kendisi ne kadar tahrik ederse etsin bundan sonra da kaldırmayacağımı söyledim” dedi. Fiziksel müdahalede bulunmadığını savunan A.Y, müştekinin yaralandığını olay anında fark etmediğini belirterek, “Kendisine elim değmemiştir. Ben hakkımı korumaya çalıştım” ifadelerini kullandı.
İCRA MEMURUNUN İFADESİ: “ÇANTAYI ÇEKİŞTİRDİLER”
İddianamede, olay yerinde icra memuru olarak bulunan ve savcılıkça “tarafsız kamu tanığı” olarak değerlendirilen Benan Uzun’un ifadesine de yer verildi.
Uzun, A.Y’nin Özge Atasayar’ın üzerine yürüyerek fiziksel saldırıda bulunduğuna tanıklık etmediğini belirterek, taraflar arasında fiziksel temas görmediğini ifade etti. Ancak tarafların çanta üzerinde çekiştiğini aktaran Uzun, A.Y’nin “Bu zamana kadar hiçbir bayana el kaldırmadım. Kaldırtmayın, kaldıracağım” sözlerini söylediğini doğruladı.
ADLİ RAPOR: “SAĞ EL ORTA PARMAĞINDA KEMİK KIRIĞI”
Dosyadaki adli raporda Atasayar’ın yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu, sağ el orta parmağında hayati fonksiyonlara etkisi hafif düzeyde kemik kırığı bulunduğu belirtildi.
Savcılık, A.Y. hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 265’inci maddesinde düzenlenen “görevi yaptırmamak için direnme” ve kemik kırığı nedeniyle “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçlarından dava açtı.
MAHKEME BERAATİNE HÜKMETTİ
Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesi, A.Y’nin suç işleme kastıyla hareket ettiğinin sabit olmadığı sonucuna vardı. Kararda, “görevli memura görevini yaptırmamak için direnmesinin ve dolayısıyla direnme neticesinde meydana gelmiş bir yaralanmanın söz konusu olmadığı” belirtilerek, “görevi yaptırmamak için direnme” ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarının unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle A.Y’nin ayrı ayrı beraatine hükmedildi. A.Y. lehine 45 bin TL vekalet ücretine karar verildi.
Karara karşı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık bırakıldı.


