Türkiye genelinde gözlemlenen doğum oranlarındaki düşüş eğilimi Adana’da da devam ediyor. 2025 yılı doğum istatistiklerine göre, kentte hem toplam canlı doğum sayısı hem de toplam doğurganlık hızında gerileme yaşandı. Bu durumun yanı sıra, kadınların ilk kez anne olma yaşı yükselirken, eğitim düzeyi ve yaşam alanının niteliği gibi faktörlerin doğurganlık tercihlerini etkilediği belirtildi.
Adana’da 2020 yılında 30 bin 926 olan toplam canlı doğum sayısı, 2025 yılında 24 bin 587’ye düştü. 2025’te doğan bebeklerin 12 bin 672’si erkek, 11 bin 915’i ise kız oldu.
Nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli görülen 2,10 seviyesinin altında kalan toplam doğurganlık hızı, Adana’da 2020’de 1,88 iken, 2025’te 1,55’e geriledi. Kent, bu oranla Türkiye ortalaması olan 1,42’nin üzerinde kalsa da kendi geçmiş verilerinin gerisinde kaldı.
Mekânsal Adres Kayıt Sistemi (MAKS) verileri, kentleşme yoğunluğunun doğurganlık üzerindeki etkisini ortaya koydu. Orta yoğunluktaki kent bölgelerinde doğurganlık hızı 1,92 iken, kırsal alanlarda 1,55, yoğun kent merkezlerinde ise 1,50 olarak ölçüldü. Annenin eğitim düzeyi de önemli bir etken olarak öne çıktı. Okuma yazma bilmeyen veya okul bitirmeyen annelerde doğurganlık hızı 2,09 iken, bu oran lise mezunlarında 1,33’e, yükseköğretim mezunlarında ise 1,70’e indi.
Ekonomik ve sosyal değişimler, Adanalı kadınların ilk kez anne olma yaşını da etkiledi. 2020’de 26,0 olan ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2025’te 26,7’ye yükseldi. Annelerin son iki doğumu arasındaki ortalama süre ise 4,7 yıl olarak hesaplandı. İkinci doğum ile birinci doğum arasındaki bekleme süresi ortalama 4,1 yıl iken, üçüncü çocuk ile ikinci çocuk arasındaki süre 5,5 yıla kadar çıktı.


