SAHA EXPO 2026 kapsamında bir vizyon konuşması gerçekleştiren Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, günümüzün teknoloji dünyasını Dede Korkut hikayelerindeki Tepegöz canavarına benzetti. Küresel teknoloji tekellerinin milyarlarca insanı “gönüllü bir esaretle” veri merkezlerine mahkum ettiğini belirten Bayraktar, bu modern Tepegöz’ü alt etmenin yolunun Basat gibi akılcı ve stratejik hamleler yapmaktan geçtiğini söyledi.
“GÖNLÜ OLMAYANIN TEKNOLOJİSİ İMHA ARACINA DÖNÜŞÜR”
İnternetin dünyayı özgürleştireceği vaadiyle başlayan teknoloji serüveninin, bugün insanları nörolojik zaaflarından yakalayan bir “tekno-kapitalist tahakküme” dönüştüğünü savunan Bayraktar, şu uyarıda bulundu:
“İnsanların hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru yol alıyoruz. Ruhsuz bir rasyonalizmin etkisi altındayız. Ancak bilinmelidir ki makine acı çekmez, özlem duymaz ve ‘neden?’ diye sormaz. Bizim medeniyetimiz gönül medeniyetidir; merhameti olmayan bir eldeki teknoloji, sadece bir yıkım aracıdır.”
YAPAY ZEKADA SEMANTİK DEVRİM VE MELEZ YAKLAŞIM
Küresel devlerin devasa işlem güçleriyle kurduğu orantısız güce karşı Türkiye ve müttefikleri için yeni bir yol haritası çizen Bayraktar, sadece donanım ve istatistik odaklı bir yapay zekanın yeterli olmayacağını ifade etti. İnsan beyninin sadece 20 watt enerji tüketerek evrenin sırlarını çözdüğünü hatırlatan Bayraktar, “Veri oburluğu yerine, insanın düşünsel yeteneklerini merkeze alan melez ve semantik yaklaşımlarla çok daha düşük işlem gücüyle büyük kırılımlar yaratabiliriz” dedi.
SİBER GÜVENLİKTE “KUANTUM KALKANI” VE AÇIK KAYNAK ŞARTI
Selçuk Bayraktar, dijital egemenliğin ve gelecekteki tam bağımsızlığın temel anahtarının açık kaynaklı yazılımlar ile denetlenmesi mümkün donanımlardan geçtiğini ifade etmektedir. Siber güvenlik stratejisi kapsamında özellikle dışarıdan tedarik edilen tüm sistemlerde, şeffaf bir kod yapısının güvenliği sağlamak adına şart koşulması gerektiğini savunmaktadır. Bunun yanı sıra, kuantum teknolojilerinin getireceği yeni nesil tehditlere karşı milli iletişim ağlarının bugünden kuantum dirençli şifreleme algoritmalarıyla donatılmasının önemine dikkat çekmektedir. Veri güvenliği konusunda ise mahremiyeti korumak amacıyla, bilgilerin dev veri merkezlerinde tekelleşmesi yerine federe öğrenme mimarileri aracılığıyla dağıtık ağlarda işlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
TEKNOLOJİK DAYANIŞMA İTTİFAKI
Bayraktar, Türkiye’nin İHA ve SİHA serüveninde olduğu gibi geleceğe odaklanarak oyunun kurallarını değiştirmesi gerektiğini vurguladı. Dost, kardeş ve mazlum coğrafyalarla kurulacak bir “Teknolojik Dayanışma İttifakı” sayesinde, sivil ürünleri bile bombaya dönüştürebilen karanlık zihniyetin örümcek ağının parçalanabileceğini ifade ederek sözlerini noktaladı.


