Türkiye’nin Somali’ye yönelik milyarlarca dolarlık yatırımı ve süregelen maddi desteğine rağmen, Mogadişu yönetiminin Türk vatandaşlarına uyguladığı katı vize prosedürleri siyasi tartışmalara yol açtı.
SOMALİ’YE NELER AKITTIK
Sözcü Gazetesi’nde Emin Özgönül imzasıyla yayımlanan habere göre; Türkiye, Somali’nin kalkınması ve güvenliği için bugüne kadar toplamda 1 milyar 63 milyon dolar tutarında yatırım ve nakdi yardım gerçekleştirdi. Bu yardımların kapsamı oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor. IMF destek programına 3,5 milyon dolar aktarılırken, 30 milyon dolarlık yeni bir hibe paketi daha TBMM’de kabul edildi.
Başkentte Aden Adde Havalimanı, Zemzem Üniversitesi ve devasa bir hastanenin yanı sıra süt, yoğurt ve dondurma fabrikaları kuruldu. Oruç Reis ve Çağrıbey gemileri bölgede sondaj çalışmaları yürütürken, Türk donanması (TCG Göksu, Bayraktar vb.) bu gemileri korsanlara karşı koruyor.
50 milyon dolarlık askeri eğitim üssünün yanı sıra, ekvatora yakınlığı stratejik önem taşıyan bir “Uzay Üssü” projesi yürütülüyor. Ankara İncek’te Somali’ye 5 bin metrekarelik arsa tahsis edildi ve üzerindeki büyükelçilik binası da Türkiye tarafından inşa edilecek.

TÜRK VATANDAŞLARINA YÖNELİK “AĞIR” VİZE ŞARTLARI
Sağlanan bu devasa desteğe rağmen, Somali yönetiminin Türk vatandaşlarına yönelik vize politikası “mütekabiliyet” sınırlarını aşan bir bürokrasi içeriyor. Diplomatik pasaport sahipleri dahi vizeye tabi tutulurken, süreçteki zorluklar tepki çekiyor. Kişi başı 60 dolar ücret isteniyor. Başvurular en erken 10 günde sonuçlanıyor. Noter onaylı evrak zorunluluğu, Sarıhumma, Hepatit ve Tetanos aşıları zorunluluk şartı bulunuyor. Kapıda vize uygulaması yok; ancak vizenin Ankara’dan alınması şart
SİYASİ İSİMLERDEN TEPKİLER “RENCİDE EDİCİ BİR TAVIR”
TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Utku Çakırözer, durumu bir “skandal” olarak nitelendirerek hükümetin bu konuda hesap sorması gerektiğini belirtti. Çakırözer, Türkiye’nin sağladığı imkanlara karşılık Somali’nin Türk vatandaşlarına sunduğu bu zorlayıcı prosedürlerin, diplomatik nezaketi ve stratejik ortaklık ruhunu zedelediğini savundu.
Özellikle ticari vizelerde maaş bordrosundan imza sirkülerine, vergi levhasından ticaret sicil gazetesine kadar uzanan geniş evrak listesi, bölgede iş yapmak isteyen Türk yatırımcılar için de ciddi bir engel teşkil ediyor.


