Yunanistan merkezli Business Daily, Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği büyük dönüşümü mercek altına aldı. Analizde, Ankara’nın özellikle İHA/SİHA üretimi, zırhlı araçlar ve seri üretim kapasitesi sayesinde küresel ölçekte önemli bir savunma aktörüne dönüştüğü vurgulandı.
Haberde, Türkiye ile Yunanistan arasındaki savunma sanayii farkının giderek büyüdüğü belirtilirken, bu durum “Atina aleyhine ezici fark” sözleriyle değerlendirildi.

“TÜRKİYE KÜRESEL OYUNCU HALİNE GELDİ”
Business Daily’nin analizinde, Türkiye’nin savunma sanayiinde dikkat çekici bir yükseliş yakaladığı ifade edildi. Özellikle Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar TB2 ve Bayraktar Akıncı platformlarının Ukrayna, Libya ve Suriye gibi çatışma bölgelerinde aktif şekilde kullanıldığına dikkat çekildi.
Haberde, bu süreçte Türkiye’nin yalnızca teknoloji üretmediği, aynı zamanda sahada gerçek operasyonel deneyim kazandığı belirtildi. ASELSAN ve Roketsan gibi şirketlerin de elektronik harp sistemleri, füze teknolojileri ve deniz platformlarında Türkiye’nin kapasitesini önemli ölçüde artırdığı kaydedildi.

“ANKARA’NIN STRATEJİSİ SERİ ÜRETİM VE İHRACAT”
Yunan basınındaki analizde, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişinin uzun yıllara dayanan planlı bir sürecin sonucu olduğu ifade edildi. Özellikle 2005 sonrası dönemde sektörün hızlı bir dönüşüm yaşadığı vurgulandı.
Eski Yunanistan Ekonomi Bakanı Tasos Giannitsis’in çalışmalarına atıf yapılan haberde, Türkiye’nin savunma üretim geleneğinin tarihsel olarak güçlü bir altyapıya sahip olduğu belirtildi.
Analizde, Türkiye’nin bugün İHA’lar, zırhlı araçlar, mühimmat ve deniz platformları gibi alanlarda Avrupa’daki birçok ülkeden daha hızlı ve yüksek ölçekli üretim kapasitesine ulaştığı ifade edildi.

İHA ALANINDAKİ FARK DİKKAT ÇEKTİ
Business Daily, Yunanistan’da yerli İHA projelerinin uzun süredir tartışılmasına rağmen henüz seri üretim aşamasına geçilemediğini yazdı.
Türkiye’nin ise aynı süreçte geniş bir İHA ailesi geliştirdiği, bu sistemleri ihraç ettiği ve sahada aktif olarak kullanarak hem teknik deneyim hem de uluslararası görünürlük kazandığı belirtildi.
Haberde, Türkiye’nin savunma alanında yalnızca askeri kapasite değil, bu kapasiteyi destekleyen güçlü bir üretim ve sanayi ekosistemi kurduğu değerlendirmesine yer verildi.





